Türk kahvaltısı, yanında tost olan bir yumurta değil. Uçtan uca küçük tabaklarla kaplanmış, yavaş yenen, genelde paylaşılan bir sofra; bu ülkede işe gitmeden apar topar atıştırılan bir şey değil, pazar gününün iki saatini hak eden bir öğün sayılıyor.
Ziyaretçilerin çoğu onunla otel açık büfesinde tanışıyor ve yazık oluyor. Büfe sürümünde bileşenler var ama mesele yok.
Sofraya aslında ne geliyor
*Serpme kahvaltı* söyleyin, en az iki kişilik, ve aşağı yukarı şunu bekleyin:
- Peynirler. En azından beyaz peynir, çoğu zaman eski kaşar ve yanında çeçil.
- Zeytin, yeşil ve siyah, genelde iki kâse.
- Domates ve salatalık, dilimlenmiş, sade ve sezonunda olması gerekenden çok daha iyi.
- Tereyağı ve bal, sık sık petek bal, üstüne iki üç çeşit reçel.
- Yumurta, ya domatesli biberli menemen ya da sucuklu yumurta.
- Ekmek, sıcak, istemeden tazeleniyor; iyi sofralarda yanında börek ya da gözleme.
- Çay. Sonu yok. Aşağıya bakın.
Ana yemek diye bir şey yok. Tabaklar öğünün kendisi ve aralarında gezinerek yiyorsunuz.

Kimsenin anlatmadığı kurallar
İlk kez oturanları üç şey şaşırtıyor ve bilince üçü de basit.
Çay ince belli bardakta geliyor ve gelmeye devam ediyor. Kahvaltıcıların çoğunda bardak başına ücret alınmıyor; akışı durdurmanın yolu iki kez “istemem” demek değil, kaşığı bardağın ağzına enine koymak.
Hiçbir şey “ara sıcak” gibi sıraya girmiyor. Bir şeyden daha istiyorsanız doğrudan onu söyleyin; mutfak her şeyin ikincisini memnuniyetle getiriyor.
Bir de kahvaltı geç yeniyor. Dokuz-on bir normal, birçok yer öğlene kadar servis ediyor ve hafta sonu aile masaları ondan sonra doluyor.

Alanya’da Türk kahvaltısı nerede yenir
Üç ayrı ortam, üç ayrı sabah:
- Sahil ve limandaki kafeler. Pratik, düzgün, fiyatı manzaraya göre. Tam sofra yerine kahve-yumurta sürümünü istiyorsanız en iyisi.
- Merkezdeki kahvaltıcılar, Atatürk Caddesi’nin arkasındaki sokaklarda. Yerlilerin gittiği yer burası; serpme kocaman ve şehrin en hesaplısı.
- Şehrin üstündeki dağ köyleri, Dim Çayı’nda ya da Sapadere yolunda. Suyun üstüne kurulmuş masalar, aynı menüde alabalık ve otuz ile altmış dakikalık yol. Dim Mağarası ve Dim Çayı yarım gün turundan önce ideal.
Pratik notlar
- Serpme için en az iki kişi. Tek başınaysanız yumurta ve bir peynir tabağı söylenir.
- Et yemiyorsanız söyleyin. Sofradaki tek et sucuk; vejetaryen kahvaltı burada gayet olağan, kimse şaşırmıyor.
- Menemeni ayrıca söylemeye değer, sofrada yumurta olsa bile. Kendi sahanında geliyor ve çoğu masada en iyi şey o oluyor.
- Fiyatlar eşdeğer bir akşam yemeğinin epeyce altında. İki kişilik tam kahvaltı, limanda iki ana yemekten ucuza geliyor.
- Otel büfesini bir kez atlayın. İyi bir büfe bile ekmeği sıcak getiremiyor.
Bu şehirde balık yemeği dışında tek bir yemek işi yapacaksanız bunu yapın. Günün geri kalanını ise Alanya’da ne yenir rehberinde yazdık.




Yorumlar
Yorumunu yaz
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.